Prefer, Would Rather(Tercih Etmek) Konu Anlatımı ve Aralarındaki Farklar

Prefer, Would Rather(Tercih Etmek) Konu Anlatımı ve Aralarındaki Farklar

İngilizcede would rather prefer konusu, kişilerin hayatlarının her alanında tercih ettikleri durum ya da eylemleri ifade ederken kullanılmaktadır. Bu iki kalıp aynı anlamlara gelmiş olsalar da; prefer kullanımı ve would rather kullanımı arasında birkaç ufak fark mevcuttur.

Örneğin prefer’den sonra tercih edilen bir nesneden bahsedilmek istendiğinde bir isim kullanılacağı gibi; would rather’da ise bir fiil cümlede yer almaktadır. Ya da prefer’den sonra söz konusu olan bir şeyin başka bir şeye tercih edildiğini anlatmak için ifade edilen iki ismin arasında “to” edatına yer verilmektedir. Üstelik bu ‘’to’’ edatı yalnızca isimlerin değil; fiillerin de arasında girmektedir. Aşağıdaki prefer cümlelerini inceleyerek konuyu daha iyi öğrenmeniz mümkündür. Prefer kullanımının ardından would rather ve would rather cümlelerini de inceleyebilirsiniz.

Prefer Fiilinin İngilizcedeki Kullanım Biçimleri

İçeriğin ilk kısımlarında da bahsedildiği üzere, prefer ne demek sorusuna verilecek Türkçe yanıt tercih etmektir. Bir cümlede tercih edilen nesneden bahsedilirken prefer, o cümledeki tek fiil olarak kullanılmaktadır. Ancak bir eylemden bahsedilecek olunduğunda da, prefer’den sonra fiiller getirilerek cümle tamamlanmak mecburiyetindedir. Genel anlamda tercih edilen şeylerden bahsederken kullanılan prefer, birkaç farklı şekillerde cümle içinde yer almaktadır. Aşağıda hazırlanan başlıklarda, prefer kullanımlarının çeşitli halleri ve onlara uygun örnek cümleler verilmiştir.

İngilizcede Bir Şeyi, Başka Bir Şeye Tercih Etmek Prefer ile Nasıl Söylenir?

İngilizcede bir şeyi ya da bir durumu, bir diğerine tercih ederken kullanılan prefer, anlam olarak tercih etmek anlamına gelmektedir. Bu anlam açısından değerlendirildiğinde would rather’dan bir farklı olmasa da; prefer kalıbı cümle içinde birkaç farklı şekillerde yer almaktadır. Aşağıda verilen grammer kalıplarını ve prefer ile ilgili cümleleri inceleyebilirsiniz.

Prefer Doing Something to Doing Something Else

  • Prefer + Ving (Fiil ing) + to + Ving (Fiil ing)

İngilizcede prefer kullanımı oldukça yaygın bir kullanım şekli olarak bilinmektedir. İki eylem arasında tercih belirtilmek istendiğinde, hangi durum bir diğerine karşılık tercih ediliyorsa; orada prefer kullanılmaktadır. Yukarda verilen grammer kalıbı, öznenin ardından getirilen prefer’den sonraki fiilin –ing eki alması gerektiğini ifade etmektedir. Aşağıdaki cümle örneklerini inceleyiniz.  

I prefer drinking orange juice to drinking milk.
Portakal suyu içmeyi, süt içmeye tercih ederim.

She prefer drinking coffee to drinking tea.
Kahve içmeyi çay içmeye tercih eder.

He prefer reading novels to reading poems.
Şiir yerine roman okumayı tercih eder.

I prefer eating vegetables to eating chocolate.
Sebze yemeyi çikolata yemeye tercih ederim.

I prefer riding a horse.
Ata binmeyi tercih ederim.

I prefer riding a bike to driving a car.
Bisiklete binmeyi araba sürmeye tercih ederim.

He prefer drinking fruit juice.
O, meyve suyu içmeyi tercih eder.

They prefer drinking apple tea to drinking tea.
Onlar elma çayı içmeyi çay içmeye tercih ederler.

Prefer Doing Something Rather Than Something Else

  • Prefer + to + fiil (1.hali) + rather than + fiil (1.hali)

Bu kuralda da, bir şeyi yapma eyleminin bir diğerine tercih edilme durumu söz konusudur. Tercih belirtirken kullanılan kalıpta, anlam olarak –şunu yapmaktansa şeklinde bir karşılık mevcuttur. Aşağıdaki örnekleri inceleyerek konu hakkında bilgi edinebilirsiniz.

I prefer to drink milk.
Süt içmeyi tercih ederim.
I prefer to drink milk rather than (drink) tea.
Süt içmeyi, çay içmeye tercih ederim.
I prefer to drink milk rather than eat meal.
Yemek yemektense süt içmeyi tercih ederim.

She prefer to spend time with her children rather than go shopping.
Alışverişe gitmektense çocuklarla vakit geçirmeyi tercih eder.


I prefer to ride a bike.
Bisiklete binmeyi tercih ederim.
I prefer to ride a bike rather than (ride) motorcycle.
Motosiklete binmektense bisiklete binmeyi tercih ederim.

He prefer to drink coke.
O, kola içmeyi tercih eder.
He prefer to drink coke rather than (drink) tea.
O, çay içmektense kola içmeyi tercih eder.


My uncle prefers to stay at home alone rather than stay with his wife.
Amcam evde eşiyle kalmaktansa yalnız kalmayı tercih eder.

Would Rather ve İngilizcede Nasıl Kullanılır?

Would rather yapısı da tıpkı prefer de olduğu gibi, herhangi bir konu hakkında kişinin tercihini ifade ederken kullanılmaktadır. Would rather kullanımı, İngilizcede bir tercih belirtirken ortaya çıkan bir kalıptır. Bu durum, günlük hayatın herhangi bir anında olabilmektedir. Bir tatil yeri konusunda, yaşamak istenen ülke ya da şehir hakkında ya da kişilerin sevdiği yemekleri bile ifade ederken would rather kullanımı ve prefer kullanımına yer verilmektedir.  

Ancak ağırlıklı olarak would rather ne demek ve nerelerde kullanılır sorularının yanıtı, bu kalıbın belli bir zaman diliminde tercih edilen durumlardan bahsederken şeklinde verilmektedir. Would rather’ın prefer kullanımından farkı anlam olarak değil, şekil açısındandır: Yani prefer’de ifade edilen fiilin ardından –ing getirilirken; burada farklı olarak would rather kendinden sonraki fiile to ya da -ing eki getirmemektedir. Fiil burada yalın haliyle kullanılmaktadır.

 Her ne kadar would rather’da fiil ağırlıklı olarak yalın halde kullanılıyor olsa da; zaman zaman çeşitli kullanımları da söz konusudur.  Would rather kullanımı genel olarak şu şekillerde karşınıza çıkabilmektedir:

  • Would rather + Fiil (1.hali)

Burada bahsedilen durum, genel olarak would rather’ın kullanımıdır. Kişilerin günlük hayatlarında yapmayı tercih ettikleri durumu anlatırken kullandıkları would rather kalıbı yukarıdaki gibidir. Konu ile ilgili aşağıdaki örnekleri inceleyiniz:

I would rather travel at weekends.
Hafta sonları seyahat etmeyi tercih ederim.

I would rather drink coffee.
Kahve içmeyi tercih ederim.

  • Would rather + Fiil (1.hali) + than + Fiil (1.hali)

Buradaki would rather kullanımı da tıpkı bir önceki gibi tercih belirtmek içindir. Ancak buradaki fark, iki durum arasındaki tercihi ifade ederken kullanılmaktadır. Ve eğer, tercih edilecek durumda aynı fiil ile kuruluyorsa, than’in ardından tekrar o fiile yer verilmesi şart değildir.

I would rather eat spaghetti than (eat) fish.
Spagetti yemeyi, balık yemeye tercih ederim.

  • Would rather + have + V3 + than + V3 (fiilin 3.hali)

Geçmişte yapılan çeşitli tercihlerden ötürü yaşanan memnuniyetsizliği ifade ederken kullanılan would rather, geçmişten günümüze olan etkiyi ifade ettiğinden perfect bir durumdur, bu nedenle have + V3 ile birlikte kullanılmaktadır.  

I would rather have made a meal myself than bought one.
Satın almak yerine yemeği kendim yapmayı isterdim.

  • Would rather + bir kişi + V2 (fiilin ikinci hali)

Bir başkasının yapacağı eylemle ilgili fikirlerimizi yani would rather kullanımına uygun olarak ifade edilecek olunursa, tercihlerimizi belirteceğimiz esnada bu kalıba yer verilmektedir.

I would rather you visited my grandfather before he died.
Büyükbabamız ölmeden önce onu ziyaret etmeni isterdim.

  • Would rather + bir kişi + had + V3 (fiilin üçüncü hali)

Would rather’ın bilinen son kullanımı ise, bir başkasını geçmişte yaptığı herhangi bir olay ya da durum hakkında bir başka kişinin tercihinin ifade edilmesi esnasında uygulanmaktadır.

Demet would rather I had bought the black car.
Demet benim siyah arabayı almamı tercih ederdi.

İçeriğin bundan sonraki kısımlarında, would rather cümlelerine yer verilmiştir. Bu cümleler olumlu, olumsuz ve soru cümleleri olup; konuyu genel hatlarıyla özetlemeye yöneliktir. Aşağıdaki örnek cümleleri inceleyerek konu hakkında daha net bilgi edinebilirsiniz.

Would Rather ile İngilizce Olumlu Cümle Örnekleri

  • I would rather stay with you. / I’d rather stay with you.
    Seninle kalmayı tercih ederim. / Seninle kalmayı tercih ederim.
  • I would rather you came another time. / I’d rather you came another time.
    Başka bir zaman gelmeni tercih ederim. / Başka zaman gelmeni tercih ederim.
  • Ece would rather she weren’t so angry. / Ece’d rather she weren’t so angry.
    Ece kızgın olmamasını tercih ederdi. / Ece kızgın olmamasını tercih ederdi.
  • Burak would rather that İbrahim didn’t stay so late at the office. / Burak’d rather that İbrahim didn’t stay so late at the office.
    Burak, İbrahim’in ofiste bu kadar geç kalmamasını tercih eder. / Burak, İbrahim’in ofiste bu kadar geç kalmamasını tercih eder.
  • I would rather stay home than go to cinema tonight. / I’d rather stay home than go to cinema tonight.
    Bu gece sinemaya gitmektense evde kalmayı tercih ederim. / Bu gece sinemaya gitmektense evde kalmayı tercih ederim.
  • He would rather play tennis than sit here. / He’d rather play tennis than sit here.
    Burada oturmaktansa tenis oynamayı tercih ediyor. / Burada oturmaktansa tenis oynamayı tercih ediyor.
  • They would rather drink tea than coffee. / They’d rather drink tea than coffee.
    Kahve yerine çay içmeyi tercih ederler. / Kahve yerine çay içmeyi tercih ederler.
  • I would rather go by airplane. / I’d rather go by airplane.
    Uçakla gitmeyi tercih ederim. / Uçakla gitmeyi tercih ederim.
  • I would rather stay at hotel.  / I’d rather stay at hotel. 
    Otelde kalmayı tercih ederim. / Otelde kalmayı tercih ederim.
  • She would rather live İzmir. / She’d rather live İzmir.
    İzmir’i yaşamayı tercih ediyor. / İzmir’i yaşamayı tercih ediyor.

Would Rather ile İngilizce Olumsuz Cümle Örnekleri

  • She would rather not see me. / She’d rather not see me.
    Beni görmemeyi tercih ediyor. / Beni görmemeyi tercih ediyor.
  • My father would rather not drink tea than drink coffee. / My father’d rather not drink tea than drink coffee.
    Babam kahve içmektense çay içmeyi tercih etmez. / Babam kahve içmektense çay içmeyi tercih etmez.
  • My mother would rather not buy a gold ring than a silver ring. / My mother’d rather not buy a gold ring than a silver ring.
    Annem gümüş yüzük yerine altın yüzük almayı tercih etmez. / Annem gümüş yüzük yerine altın yüzük almayı tercih etmez.
  • Mert would rather not resign from my job than take a cut in salary. / Mert’d rather not resign from my job than take a cut in salary.
    Mert maaşında kesinti yapmaktansa işimden istifa etmeyi tercih eder. / Mert maaşında kesinti yapmaktansa işimden istifa etmeyi tercih eder.
  • I would rather not watch a match than go to the cinema. / I’d rather not watch a match than go to the cinema.
    Sinemaya gitmektense maç izlememeyi tercih ederim. / Sinemaya gitmektense maç izlememeyi tercih ederim.
  • I would rather not go out this evening.  / I’d rather not go out this evening.
    Bu akşam dışarı çıkmamayı tercih ederim. / Bu akşam dışarı çıkmamayı tercih ederim.
  • They would rather not tell a lie. / They’d rather not tell a lie.   
    Yalan söylememeyi tercih ederler. / Yalan söylememeyi tercih ederler.  
  • Sinem would rather not talk to him. / Sinem’d rather not talk to him.
    Sinem onunla konuşmamayı tercih eder. / Sinem onunla konuşmamayı tercih eder.
  • Deniz would rather not say that again. / Deniz’d rather not say that again.
    Deniz, bunu söylememeyi tercih eder. / Deniz, bunu söylememeyi tercih eder.
  • I would rather not write about history than literature. / I ‘d rather not write about history than literature.
    Edebiyattan çok tarih hakkında yazmamayı tercih ederim./ Edebiyattan çok tarih hakkında yazmamayı tercih ederim.

Would Rather ile Soru Cümleleri

  • A: What would you rather do instead?
    B: I would rather listening music.
    A: Onun yerine ne yapmayı tercih edersin?
    B: Müzik dinlemeyi tercih ederim.
  • A: Wouldn’t you rather stay on the beach?
    B: Yes, I would rather / No, I would rather not.
    A: Kumsalda kalmayı tercih etmez misin?
    B: Evet, tercih ederim / Hayır, tercih etmem.
  • A: Would you rather have cola?   
    B: Yes, I would rather / No, I would rather not.
    A: Kolayı mı tercih edersin?
    B: Evet, tercih ederim / Hayır, tercih etmem.
  • A: Would Murat rather come with us than stay home?
    B: Yes, he would rather. / No, he would rather not.
    A: Murat evde kalmaktansa bizimle gelmeyi mi tercih ediyor?
    B: Evet, tercih eder. / Hayır, tercih etmez.
  • A: Would you rather come with me?
    B: Yes, I would rather / No, I would rather not.
    A: Benimle gelmeyi tercih eder misin?
    B: Evet, tercih ederim / Hayır, tercih etmem.
  • A: Would she rather talk in English or Spanish?
    B: She would rather talk in English.
    A: İngilizce mi yoksa İspanyolca mı konuşmayı tercih eder?
    B: İngilizce konuşmayı tercih eder.
  • A:Would you rather go by car than go by train?
    B:I would rather go by car than go by train.
    A:Trenle gitmektense arabayla gitmeyi mi tercih edersiniz?
    B: Trenle gitmektense arabayla gitmeyi tercih ederim.
  • A:Would you rather live in Germany or England?
    B:I would rather live England than Germany.
    A: Almanya’da mı yoksa İngiltere’de mi yaşamayı tercih edersiniz?
    B: Almanya yerine İngiltere’de yaşamayı tercih ederim.
  • A:Would you rather listen rock music or classical music?
    B:I would rather listen rock music than classical music.
    A: Rock müzik mi yoksa klasik müzik mi dinlemeyi tercih edersiniz?
    B: Klasik müzik yerine rock müziği dinlemeyi tercih ederim.
  • A:Would he rather play football than play the guitar?
    B:He would rather play the guitar than play football.
    A: Gitar çalmaktansa futbol oynamayı mı tercih eder?
    B: Futbol oynamaktansa gitar çalmayı tercih eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.