İngilizce Soyut İsimler, Abstract Nouns Konu Anlatımı

İngilizce Soyut İsimler, Abstract Nouns Konu Anlatımı

Soyut isimler kavramı, gözle görünemeyen ancak akıl yoluyla düşünülen varlıkları ifade ederken kullanılan isimlerdir. Soyut adlar, duyu organlarınca tanımlanamayan ve hakkında bilgi sahibi olmak için araştırmak ya da düşünmek gibi akılcı eylemler gerektirmektedir. Örneğin inanç kavramı, her ne kadar gözle görmüyor ya da diğer duyu organlarımızca ispatlanmıyor olunursa olsun, akıl yoluyla kavrayabildiğimiz ya da farklı şekillerde anlamlandırdığımızdan ötürü soyut isim olarak nitelendirilmektedir.

Yazının giriş kısmında da belirtildiği gibi; soyut isimler beş duyu organı tarafından algılanmasa da, elle tutulup gözle görülmese de varlıklarına ikna olunan türden sözcüklerdir. Bazı dilbilim uzmanları ya da diğer bireyler, soyut isimler ve somut isimler kavramlarını net olarak ayırmamaktadır. Örneğin kahkaha sözcüğü, soyut isim olarak bilinse de duyu organlarından biriyle karşılanabiliyor olduğundan, kimilerine göre somuttur.

En çok kullanılan soyut isimler arasında iyilik, sevinç, üzüntü, inat, saygı, inanç, sevgi, cesaret gibi sözcükler gelmektedir. İçeriğin bundan sonraki kısımlarında İngilizce soyut isimlere örnekler tartışılacak ve soyut isimler cümleleri kurulacaktır.

İngilizce Soyut İsimler Nedir? Nasıl Kullanılır?

İngilizce soyut isimler, tıpkı Türkçe soyut isimlerde olduğu gibi, herhangi bir cümlede sıklıkla kullanılmaktadır. Burada kullanım şekilleri cümleden cümleye değişmesi gibi istisnai bir durum yoktur. Standart cümle dizilişine uygun olan herhangi bir yerde İngilizce soyut adlar kullanılmaktadır.

Soyut adlar, somut adların aksine akıl yoluyla ya da hayal gücüyle kavranan ve duyu organlarıyla keşfedilmeyen türler olarak bilinmektedir. Diğer tüm kelimelerden de farklı olan yönü budur. İngilizce soyut isimler 3 farklı şekilde oluşturulmaktadır. Bunlar: İsim soylu, sıfat soylu ve kavram kökenli sözcükler olarak nitelendirilebilmektedir.

İsim soylu sözcükler, kavramın adından da anlaşılacağı üzere isim kökenli sözcüklerden oluşturulan soyut isimlerdir. Örneğin human(insan), humanity(insanlık) burada örnek olarak verilebilir.

Sıfat soylu sözcükler ise isim soylu sözcükler gibi oluşturulmuştur. Yani burada soyut kelimeler sıfatlardan türetilmiştir. Örneğin happy(mutlu), happiness(mutluluk) bu yolla oluştulan soyut isimlerdenedir.

Son olarak anlayış ve kavramlardan ortaya çıkan soyut adlarda kelimenin herhangi bir kelimeyle oluşturulması söz konusu değildir. Morality(ahlak), Love(aşk), Wisdom(Bilgelik) belli bir kavram olmadan ortaya çıkan soyut isimlere örnektir. Aşağıda sizler için hazırlanmış olan listede A’dan Z’ye İngilizce soyut isimleri görebilir ve ardından onlarla kurulan cümle örneklerini inceleyebilirsiniz.

A’dan Z’ye İngilizce Soyut İsimler

İngilizce olarak ‘’Abstract Nouns ‘’ olarak bilinen soyut isimler, İngilizcede en çok kullanılan sözcüklerin başında gelmektedir. İngilizce öğrenen veya öğrenmek isteyen herkesin bilmesi gereken soyut isim örneklerini içerikte bulabilirsiniz.

  • Ability: Kabiliyet
  • Adoration: Hayranlık
  • Advantage: Avantaj
  • Adventure: Macera
  • Amazement: Şaşkınlık
  • Anger: Öfke
  • Annoyance: Sıkıntı
  • Anxiety: Kaygı
  • Appetite: İştah
  • Apprehension: Endişe
  • Artisty: Sanatçı
  • Awareness: Farkındalık
  • Awe: Huşu
  • Beauty: Güzellik
  • Belief: İnanç
  • Bravery: Cesaret
  • Brilliance: Parlaklık
  • Brutality: Gaddarlık
  • Boredom: Sıkıntı
  • Calm: Sakin
  • Care: Bakım
  • Chaos: Kaos
  • Charity: İyilik
  • Charm: Cazibe
  • Childhood: Çocukluk
  • Clarity: Netlik
  • Cleverness: Zeka
  • Coldness: Soğukluk
  • Comfort: Rahatlık
  • Communication: İletişim
  • Compassion: Merhamet
  • Confidence: Güven
  • Confusion: Bilinç Bulanıklığı
  • Contentment: Hoşnutluk
  • Courage: Cesaret
  • Crime: Suç
  • Curiosity: Merak
  • Death: Ölüm
  • Deceit: Aldatma
  • Dedication: İthaf
  • Defeat: Yenilgi
  • Delay: Gecikme
  • Delight: Zevk, Keyif
  • Despair: Umutsuzluk
  • Determination: Kararlılık
  • Dexterity: Beceri
  • Dictatorship: Diktatörlük
  • Disappointment: Hayal Kırıklığı
  • Disbelief: İnançsızlık
  • Dishonesty: Sahtekarlık
  • Disquiet: Huzursuzluk
  • Disregard: Dikkate Almama
  • Disturbance: Rahatsızlık
  • Divorce: Boşanma
  • Dream: Hayal, Rüya
  • Education: Eğitim
  • Ego: Ego, Benlik
  • Elegance: Zarafet
  • Embarrassment: Utanç
  • Envy: İmrenme
  • Evil: Kötü, Şeytani
  • Excitement: Heyecan
  • Failure: Başarısızlık
  • Faith: İnanç
  • Fascination: Büyüleyici
  • Fear: Korku
  • Fiction: Kurgu
  • Fragility: Kırılganlık
  • Freedom: Özgürlük
  • Friendship: Arkadaşlık
  • Gain: Kazanç
  • Generation: Jenerasyon, Nesil
  • Generosity: Cömertlik
  • Goal: Hedef, Amaç
  • Goodness: İyilik
  • Gossip: Dedikodu
  • Grief: Keder, Üzüntü
  • Growth: Büyüme
  • Happiness: Mutluluk
  • Hate: Nefret
  • Hatred: Nefret
  • Hope: Umut
  • Horror: Korku
  • Hurt: Can Yakmak
  • Idea: Fikir, Düşünce
  • Infancy: Bebeklik
  • Infatuation: Aşk
  • Inflation: Şişkinlik, Enflasyon
  • Insanity: Delilik
  • Intelligence: Zeka, Akıl
  • Irritation: Tahriş
  • Joy: Eğlence
  • Justice: Yargı, Adalet
  • Keen: Harika, İlgili
  • Kindness: İyilik
  • Laughter: Kahkaha
  • Law: Yasa
  • Liberty: Özgürlük
  • Lie: Yalan
  • Life: Hayat
  • Loneliness: Yalnızlık
  • Loss: Zarar
  • Love: Aşk
  • Luck: Şans
  • Luxury: Lüks
  • Maturity: Olgunluk
  • Mercy: Merhamet
  • Misery: Sefalet, Yoksulluk
  • Movement: Hareket
  • Morality: Ahlak
  • Music: Müzik
  • Nap: Kestirme, Dinlenme
  • Need: İhtiyaç
  • Neural: Sinirsel
  • Opinion: Fikir, Görüş
  • Opportunity: Fırsat
  • Overwhelmed: Bunalmış
  • Pain: Ağrı
  • Patience: Sabır
  • Peace: Barış
  • Peculiarity: Tuhaflık
  • Perseverance: Azim
  • Pleasure: Zevk
  • Poverty: Yoksulluk
  • Power: Güç
  • Pride: Gurur
  • Principle: Prensip
  • Quirky: İlginç, Değişik
  • Reality: Gerçeklik
  • Relaxation: Rahatlama
  • Relief: Rahatlama, Yardım
  • Religion: Din
  • Restoration: Restorasyon
  • Riches: Zenginlikler
  • Right: Doğru, Hakiki
  • Rumour: Söylenti
  • Sacrifice: Kurban
  • Sanity: Akıl Sağlığı
  • Satisfaction: Memnuniyet
  • Self-control: Oto Kontrol
  • Sensitivity: Duyarlılık
  • Service: Hizmet
  • Shock: Şok
  • Silliness: Sersemlik
  • Skill: Beceri, Yetenek
  • Sleep: Uyku
  • Sorrow: Üzüntü
  • Speed: Hız
  • Strenght: Güç
  • Strengthened: Güçlenmiş
  • Strictness: Sıkılık
  • Success: Başarı
  • Surprise: Sürpriz
  • Sympathy: Sempati
  • Talent: Yetenek
  • Thrill: Heyecan
  • Timing: Zamanlama
  • Tiredness: Yorgunluk
  • Tolerance: Hata Payı, Tolerans
  • Trend: Yaygın Olan Akım, Trend
  • Trust: Güven
  • Uncertainty: Belirsizlik
  • Unemployment: İşsizlik
  • Union: Birlik
  • Unreality: Gerçek Dışı
  • Upset: Üzgün
  • Victory: Zafer
  • Vivacious: Canlı, Neşeli
  • Wariness: İhtiyat
  • Warmth: Sıcaklık
  • Weakness: Zayıflık
  • Wealth: Servet
  • Weariness: Yorgunluk
  • Wisdom: Bilgelik
  • Wit: Zeka
  • Worry: Endişe
  • Yearning: Hasret, Özlem
  • Zest: Lezzet

İngilizce Soyut İsimleri İçeren Olumlu Cümle Örnekleri

İngilizce soyut isimler genel olarak içeriğin önceki kısımlarında verilmiştir. İçeriğin bundan sonraki kısımlarında ise, İngilizce soyut isimler ile örnek cümleler verilecektir. Bu cümleler sırasıyla İngilizce soyut adları içeren olumlu, olumsuz ve soru cümleleri şeklinde olacaktır. Aşağıda verilen cümle örneklerini inceleyerek konu hakkında daha sağlıklı bilgi edinebilirsiniz.

A boss should appraise the ability of his employees.
Bir patron, çalışanlarının yeteneklerini değerlendirmelidir.

She felt he would burst with anger and shame.
O, öfke ve utançla patlayacağını hissetti.

I opened the box just to satisfy my curiosity.
Kutuyu sırf merakımı gidermek için açtım.

His dedication to his work was admirable.
İşine olan bağlılığı takdire şayandı.

Özlem listened in disbelief to this extraordinary story.
Özlem, bu olağanüstü hikayeyi inanmayarak dinledi.

Ahmet is admired for the elegance of his writing.
Ahmet, yazılarının zarafeti ile takdir edilmektedir.

Our friendship has steadily strengthened over the years.
Arkadaşlığımız yıllar içinde istikrarlı bir şekilde güçlendi.

The company’s economic growth dipped to a low point last year.
Şirketin ekonomik büyümesi geçen yıl düşük bir noktaya düştü.

The New Year be filled with happiness for all of us.
Yeni Yıl hepimiz için mutlulukla dolu olsun.

Merve has no hope of passing the examination.
Merve’nin sınavı geçme umudu yok.

Inflation is considered to be undesirable because of its adverse effects on income distribution.
Enflasyon, gelir dağılımına olumsuz etkileri nedeniyle istenmeyen bir durum olarak değerlendirilmektedir.

The European Union has 23 official languages, theoretically with the same rights, but in practice only 3 working languages: English, French and German.
Avrupa Birliği’nin teorik olarak aynı haklara sahip 23 resmi dili var ama uygulamada yalnızca üç dil işlemektedir: İngilizce, Fransızca ve Almanca.

We must face tomorrow, whatever it may hold, with determination, joy, and bravery.
Elinde ne olursa olsun, yarın kararlılıkla, sevinçle ve cesaretle yüzleşmeliyiz.

Without respect, love cannot go so far.
Saygı olmadan aşk bu kadar ileri gidemez.

I take it as a pleasure to attend his lecture.
Onun verdiği derse katılmayı bir zevk olarak alıyorum.

Mine smiled in satisfaction when he won the race.
Mine, yarışı kazandığında memnuniyetle gülümsedi.

The onrush of tears took me by surprise.
Gözyaşları beni şaşırttı.

The trend at the moment is towards a more natural and less made-up look.
Şu anki yaygın olan akım, daha doğal ve daha az makyajlı bir görünüme doğru.

I think, unemployment will go on rising this year.
Sanırım bu yıl işsizlik artmaya devam edecek.

Wisdom in the mind is better than money in the hand.
Zihindeki bilgelik, eldeki paradan daha iyidir.

She has exhibited symptoms of anxiety and overwhelming worry.
O, kaygı ve üst düzeyde endişe belirtileri gösterdi.

The most important thing you can do now is to remain calm.
Şimdi yapabileceğin en önemli şey sakin kalmaktır.

They have to get at the truth of the matter.
Konunun gerçeğine ulaşmak zorundalar.

People lost faith in goverment.
İnsanlar hükümete olan inancını kaybetti.

He will defeat them.
Onları yenecek.

She was delighted at the news of her success.
Başarısının haberinden çok memnundu.

They laughed at my idea.
Onlar, benim fikrime güldüler.

Murat had a fear that he would fall down.
Murat düşeceğinden korktu.    

He tried to restrain her anger.
Öfkesini dizginlemeye çalıştı.

Hasan has a good side and an evil side.
Hasan’ın iyi ve kötü yanı vardır.

It’s my belief that knowledge is power.
Bilginin güç olduğuna dair bir inancım var.

İngilizce Soyut İsimleri İçeren Olumsuz Cümle Örnekleri

This was the opportunity of your life, but you missed it.
Bu senin hayatının fırsatıydı ama sen onu kaçırdın.

My father could not control his anger.
Babam öfkesini kontrol edemedi.

In my opinion, he won’t win the election.
Bence seçimi kazanmayacak.

Fish do not have the brain development that is necessary for the psychological experience of pain or any other type of awareness.
Balıklar, psikolojik ağrı deneyimi veya başka herhangi bir farkındalık türü için gerekli olan beyin gelişimine sahip değildir.

I didn’t admire the beauty of all the colorful flowers.
Bütün rengarenk çiçeklerin güzelliklerine hayran kalmadım.

Mrs. Yılmaz was not a famous beauty.
Bayan Smith ünlü, güzel bir kadın değildi.

Because of his bravery, I had not confidence in him.
Cesaretinden dolayı ona güvenim yoktu.

Don’t tell me to calm down.
Bana sakinleşmemi söyleme.

Don’t underestimate your own strength.
Kendi gücünüzü küçümsemeyin.

Reyhan isn’t the type of person who gossips.
Reyhan, dedikodu yapan biri değildir.

The education of children should be our number one priority. But, it is not now!
Çocukların eğitimi bir numaralı önceliğimiz olmalıdır. Ama şimdi değil!

He was not willing to sacrifice his job in order to move to Ankara.
Ankara’ya taşınmak için işini feda etmeye istekli değildi.

Some childs’ childhood memories are not sources of great joy.
Bazı çocukların çocukluk anıları büyük neşe kaynağı değildir.

Crying can not change a mood or be a creative outlet.
Ağlamak bir ruh halini değiştiremez veya yaratıcı bir çıkış yolu olamaz.

Restoration of historical places is not insignificant after a natural disaster.
Tarihi yerlerin restorasyonu, doğal bir felaketten sonra önemsiz değildir.

I’m not sure your efforts will result in success.
Çabalarının başarıyla sonuçlanacağından emin değilim.

In 1958, Germany won its first World Cup victory. Brazil won.
1958’de, Almanya ilk Dünya Kupası zaferini kazanmadı. Brezilya kazandı.

I don’t handle loneliness well.
Yalnızlıkla iyi baş edemiyorum.

İngilizce Soyut İsimleri İçeren Soru Cümlesi Örnekleri

A: Are you going to divorce?
B: Yes, we will divorce. / No, we will not get divorced.
A: Siz boşanacak mısınız?
B: Evet, boşanacağız. / Hayır, boşanmayacağız.

A: What is your biggest dream?
B: Traveling all over the world and being very rich.
A: En büyük hayalin nedir?
B: Tüm dünyayı dolaşmak ve çok zengin olmak.

A: What do you think is elegance?
B: I think elegance is hidden in one’s posture, walking or speaking.
A: Sence zarafet nedir?
B: Bence zarafet, insanın duruşunda, yürüyüşünde veya konuşmasında saklıdır.

A: What do you need to cook that dish?
A: O yemeği pişirmek için neye ihtiyacın var?

A: Is his laughter too loud?
B: Yes, his laughter is too loud. / No, his laughter is not too loud.
A: Onun kahkahası çok sesli mi?
B: Evet, onun kahkahası çok gürültülü. / Hayır, onun kahkahası çok sesli değil.

A: What period is the maxim of equality, freedom, brotherhood specific to?
B: It was used during the French Revolution.
A: Eşitlik, özgürlük, kardeşlik özdeyişi hangi döneme özgüdür?
B: Fransız Devrimi döneminde kullanılmıştır.

A: Why are there disappointments in human life?
A: İnsanoğlunun hayatında niçin hayal kırıklıkları vardır?

A: What is your biggest luxury in life?
B: Being able to take a plane and travel abroad whenever I want.
A: Hayattaki en büyük lüksün nedir?
B: İstediğim zaman uçağa binip, yurt dışına seyahate çıkabilmek.

A: What is your opinion on this matter?
A: Bu konudaki fikrin nedir?

A: Have you read the book War and Peace?
B: Yes, I have read. The author of this book is Lev Tolstoy. / No, I have not read it.
A: Savaş ve Barış kitabını okudun mu?
B: Evet, okudum Bu kitabın yazarı Lev Tolstoy’dur. / Hayır, okumadım.

A: How many hours of sleep a day is good?
B: 6-8 hours of sleep a day is good.
A: Günde kaç saat uyku süresi idealdir?
B: Günde 6-8 saat arası uyku süresi iyidir.

A: Do you like surprises?
B: Of course I do. I think everyone likes surprises. / No, I don’t like surprises.
A: Sürprizleri sever misin?
B: Elbette severim. Bence herkes sürprizleri sever. / Hayır, sürprizlerden hoşlanmam.

A: Do someone’s principles always apply?
B: Yes.
A: Kişinin prensipleri her zaman geçerli midir?
B: Evet.

A: What is the speed of this car in kilometers per hour?
A: Bu arabanın saatteki hızı kaç kilometre?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.