Have Has Farkı, Kullanımı ve Konu Anlatımı

Have Has Farkı, Kullanımı ve Konu Anlatımı

İngilizcede have “sahip olmak” anlamına gelmektedir. I, You, We ve They öznelerinde have olarak kullanılırken; He, She, It öznelerinde ise has olarak yazılmaktadır. Have got fiili de sahip olmak anlamındadır ve have bunun kısaltılmış halidir. Konuşma ve yazma dilinde ise kısaca have olarak karşılık bulmaktadır.

Bu içerikte İngilizcede sıkça karşınıza çıkan ve her olay ve durumda kullanım alanı olan have has konu anlatımı verilecektir. Have ve has de sahip olmak anlamına gelmektedir ancak her iki kelime de belli öznelerde kendine yer bulmaktadır.  Have got fiili ise sahip olmak anlamındadır ve bir kişinin bir şeyin varlığından bahsetmek istediği anlarda kullanılır. Bu şey kardeş, akraba gibi canlı bir kişi olabileceği gibi, bir eşya ya da bir bölgedeki ağrı bile olabilir. Aşağıda sizler için have got örnek cümleler hazırlanmıştır, onları inceleyerek have got konu anlatımı hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

İngilizce Have Got Nasıl kullanılır?

İngilizcede yaygın olarak görülen have/has got kalıbı Türkçede sahip olmak anlamına gelmektedir. Kişinin sahip olduğunu herhangi bir nesne ya da yakını olan bir kişiyi ifade ederken have got kullanılmaktadır. İngilizcede have got kullanımı, İngilizce cümle kurma kurallarına uygun olarak düzenlenmektedir.

Sahip olmak kavramı İngilizcede have got / has got ya da sadece have/has şeklindeki gibi iki değişik kullanımla ifade edilebilir. Değişik metinlerde farklı kullanımlara rastlanıyor olsa da; Özellikle İngiltere’de ağırlıklı olarak “have/has got” kalıbına yer verilmektedir.

Aşağıda have got has got kalıbının olumlu, olumsuz ve soru biçimleri bir tablo halinde verilmiştir. Ardından have got örnek cümlelere yer verilmiştir. Bunları inceleyip kendi örneklerinizi de oluşturduğunuz takdirde konuyu daha iyi öğreneceksiniz.

Positive (Olumlu)Negative (Olumsuz)Question (Soru)
I have got a sister. / Bir kız kardeşim var.I haven’t got a sister. / Bir kız kardeşim yok.Have I got a sister? / Bir kız kardeşim var mı?
You have got a sister. /Bir kız kardeşin var.You haven’t got a sister./ Bir kız kardeşin yok .Have you got a sister? / Bir kız kardeşin var mı?
He has got a sister. /Onun bir kız kardeşi var.He hasn’t got a sister. / Onun bir kız kardeşi yok.Has he got a sister? / Onun bir kız kardeşi var mı?
She has got a sister. / Onun bir kız kardeşi var.She hasn’t got a sister. / Onun bir kız kardeşi yok.Has she got a sister? / Onun bir kız kardeşi var mı?
It has got a sister. / Onun bir kız kardeşi var.It hasn’t got a sister. / Onun bir kız kardeşi yok.Has it got a sister? / Onun bir kız kardeşi var mı?
We have got a sister. / Bizim bir kız kardeşimiz var.We haven’t got a sister. / Bizim bir kız kardeşimiz yok.Have we got a sister? / Bizim bir kız kardeşimiz var mı?
They have got a sister. / Onların bir kız kardeşi var.They haven’t got a sister. / Onların bir kız kardeşi yok.Have they got a sister? / Onların bir kız kardeşi var mı?

She has got a new boyfriend. / She’s got a new boyfriend.
Onun, yeni bir erkek arkadaşı var.

I have got a terrible pain in my back. / I’ve got a terrible pain in my back.
Sırtımda korkunç bir ağrı var.

We haven’t got a black car.
Bizim siyah bir arabamız yok.

A: How many brothers have you got?
B: I have got two brothers.
A: Kaç erkek kardeşe sahipsin?
B: İki erkek kardeşim var.

Have ve Has Kullanımı

Daha önce de belirtildiği gibi have sahip olmak anlamına geliyor olsa da; Present Perfect Tense’de yardımcı fiil olarak kullanılmaktadır. Bu kullanımda da özneye göre have veya has kullanılmakta; anlam açısından da herhangi bir farklılık olmamaktadır. Öznenin ardından ona uygun getirilen have veya has getirilmeli daha sonra ana fiilin 3.hali kullanılmaktadır. Aşağıda bu konuyla ilgili örnek cümleler mevcuttur.

Sahip olmak anlamına gelen have/has kullanımı da tıpkı Present Perfect Tense’deki gibi cümleden sonra ona uygun olarak getirilmelidir. Özneden sonra getirilen has have kelimelerinin ardından sahip olunan şeyin ismiyle cümle tamamlanmaktadır.

I have finished all my works.
Tüm işlerimi bitirdim.

She has gone to the shopping mall.
O, alışveriş merkezine gitti.

They have lived İzmir for three years.
Onlar, üç yıldır İzmir’de yaşıyorlar.

He has just listened rock music in his room.
O, odasında rock müzik dinledi.

İngilizcede Have ve Has Nasıl Olumsuz Yapılır?

Have fiilinin olumsuz halinde ise, have kelimesinden sonra olumsuzluk eki olan not getirilmektedir. Bu durum have got kullanımında olduğu gibi, Present Perfect Tense cümlelerinde de aynı şekilde geçerlidir. Have got kalıplarında ise olumsuzluk haven’t got ya da hasn’t got şeklinde olmalı ve genelde bu kelimelerin ardından hiç anlamına gelen any de eklenmektedir. Aşağıda her iki şekilde de yapılan olumsuz cümle örneklerine yer verilmiştir.

I haven’t got any book.
Hiç kitabım yok.

He hasn’t got any money.
Onun hiç parası yok.

I haven’t seen Meltem since 2001.
2001’den beri Meltem’i görmedim.

You still haven’t told me why you quit your job.
İşinizden ayrılma nedenini hâlâ bana söylemedin.

They haven’t been doing this for very long.
Onlar, çok uzun süredir bunu yapmıyorlar.

I haven’t spoken to Kerim since.
Çoktan beri Kerim’le konuşmadım.

I’m hungry because I haven’t had breakfast yet.
Açım çünkü henüz kahvaltımı yapmadım.

Have ile Soru Cümleleri

Have ile soru cümleleri kurmak için yapılması gereken ilk şey, cümlenin yardımcı fiili olan have ya da has’i cümlenin başına getirmektir. Nerede have veya nerede has kullanılacağı da tıpkı olumlu ve olumsuz cümlelerdeki gibi nesnenin durumuna göredir. Have’in başa gelmesinden sonra özne ve nesne getirilerek soru cümlesi tamamlanmaktadır.

Eğer have ile kurulacak cümle Perfect Tense kurallarına uygun olarak kurulacaksa başa gelen have ve öznenin ardından cümlenin ana fiili ve nesne getirilerek soru tamamlanmaktadır. Aşağıda bu iki kuralla da oluşturulan soru örneklerini inceleyiniz.

Have you got a vallet?
Bir cüzdanın var mı?

Has she got a child?
Onun bir çocuğu var mı?

Have you ever read War and Peace?
Savaş ve Barış’ı okudun mu?

Haven’t you gone too far?
Çok uzağa gitmedin mi?

Have you ever seen any rainbow?
Daha önce gökkuşağı gördün mü?

Has it been started the race?
Yarış başladı mı?

Have they been married?
Onlar evlendiler mi?

Have ile Cevap Cümleleri

Have ile nasıl soru sorulacağından içeriğin bir önceki kısımlarında bahsedilmiştir. Soru sorma kurallarına göre ortaya çıkan soru cümlesine verilecek yanıt ise evet veya hayırla başlamalıdır. Bu nedenle yes/no sözcüklerinden sonra dilerseniz uzun uzun cümle yazabileceğiniz gibi; sadece özne ve have has kullanarak da yanıt verebilirsiniz. Gerek have got ile sorulan sorularda gerekse Perfect Tense’de durum böyledir. Soru ve örnek yanıtları aşağıda görebilirsiniz.

A: Have you got a vallet?
B: Yes, I have. / No, I haven’t.
A: Bir cüzdanın var mı?
B: Evet, var. / Hayır, yok.

A: Has she got a child?
B: Yes, she has. / No, she hasn’t.
A: Onun bir çocuğu var mı?
B: Evet, var / Hayır, yok.

A: Have you ever been kiss someone before?
B: Yes, I have. / No, I haven’t.
A: Daha önce birini öptün mü?
B: Evet,öptüm. / Hayır, öpmedim.

A: Have you met my family?
B: Yes, you have. / No, you haven’t.
A: Ailemle tanıştın mı?
B: Evet, tanıştın. / Hayır, tanışmadın.

A: Had we sold our stock?
B: Yes, we had. / No, we hadn’t.
A: Hisselerimizi satmış mıydık?
B: Evet, satmıştık. / Hayır, satmamıştık.

A: Has she stayed with us?
B: Yes, she has. / No, he hasn’t.
A: O, bizimle mi kaldı?
B: Evet, kaldı. / Hayır, kalmadı.

Have Cümle İçerisinde Nasıl Kısaltılır?

Have ve has’in cümlede kısaltılması, İngilizce yazı dilinde yaygın olarak ortaya çıkan bir kullanım şeklidir. Özneye uygun olarak kullanılan have veya has’in kısaltmaları ise şu şekildedir. Eğer I, You, We, They öznelerinden bahsediliyorsa ‘ve şeklinde bir kısaltma; He, She, It özneleri varsa da ‘s şeklinde bir kısaltma ortaya çıkmaktadır. Have nasıl kısaltılır sorusuna verilen cümle örnekleri aşağıdaki gibidir:

I’ve just arrived. I haven’t even emptied my suitcases yet.
Şimdi vardım. Valizimi bile henüz boşaltmadım.

They’ve already done their homework.
Onlar, ödevlerini çoktan bitirdiler.

We’ve lived here for nine years.
Biz, dokuz yıldır burada yaşıyoruz.

I’ve had some problems with our computer systems recently.
Son zamanlarda bilgisayar sistemlerimizle ilgili bazı sorunlar yaşadım.

He’s had two surgeries on his throat.
O, boğazından iki ameliyat geçirdi.

Have ve Has V3 Hali

İngilizce fiillerin üçüncü halleri ‘’V3’’ yani açıkça yazmak gerekirse’’ Verb 3’’ olarak adlandırılmıştır. Have has v3 konusu, İngilizce have has konu anlatımına çalışan herkesin dikkatini çeken ve öğrenmek istediği konuların başında gelmektedir. Have fiilinin 3.hali de ‘’had’’ olarak bilinmektedir. Bu kelimenin yazılışında değişiklik olma nedeni have has fiilinin düzenli bir fiil değil; aksine düzensiz bir fiil olmasından ileri gelmektedir. Böylesi fiillerin zamanlara göre yazılış şekillerinde değişiklik olmaktadır.

Fiillerin üçüncü halleri ise Perfect Tense’in olduğu zaman dilimini içeren hallerde kullanılmaktadır. Perfect Tense genel olarak geçmişte yaşanan ancak olayın etkisinin günümüze ulaştığı bir zamandır. Yani; geçmiş zamanla bugün arasında olan olayları ifade eden bir ara dönemdir de diyebiliriz. Bu kavram her ne kadar Türkçe olarak düşünüldüğünde geçmiş zaman gibi gelse de aslında geçmiş zamandan daha farklı bir anlam taşımaktadır. Aynı zamanda Past Perfect Tense olarak bilinen bir diğer zamanda ise, geçmişte yaşanan olaylardan hangisinin diğerinden daha önce yaşandı anlatılmaktadır.

Aşağıda sizler için hazırlanan örneklerde have has V3 cümlelerine yer verilmiştir. Dikkatle inceleyerek ve kendinize uygun olan farklı cümleler de oluşturarak konuyu daha iyi öğrenebilirsiniz.

He hasn’t had a serious illness.
Onun ciddi bir hastalığı yoktu.

I have had some trouble with the work.
İşle ilgili biraz sorunum var.

I have had a runny nose for two days and I’ve been feeling an uncomfortable sensation in my throat.
İki gündür burnum akıyor ve boğazımda bir rahatsızlık hissediyorum.

Have you had to study English?
İngilizce eğitimi almak zorunda mıydın?

I haven’t had so much fun since our first date.
İlk randevumuzdan beri çok fazla eğlenmedim.

She hasn’t had time to look for what you wanted.
Onun, istediğini arayacak zamanı yoktu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.