İngilizce Sıklık Zarfları – Konu Anlatımı ve Örnek Cümleler

İngilizce Sıklık Zarfları – Konu Anlatımı ve Örnek Cümleler

Kolayca İngilizce Kelime Öğrenmek İster misin?

İnter İngilizce: Kullandığı özel yöntemle kolayca kelime öğretiyor.

Ücretsiz İndirip Deneyin !

İngilizce öğrenirken herkesin karşısına çıkan en temel konulardan biri İngilizce zarflar (adverb) dır. İngilizce zarfların kullanım alanları, Türkçe zarflar ile birebir aynıdır. Temel olarak ifade edilecek olunduğunda İngilizce zarfların cümledeki fiilleri miktar, durum, sıklık açısından nitelediğini söylemek mümkündür.

İngilizce zarf türleri birkaç çeşitten oluşmaktadır. Bunlar, İngilizce sıklık zarfları, İngilizce zaman zarfları ve İngilizce yer yön zarfları olarak sınıflandırılabilmektedir. Bunların dışında bir de sıfatken –ly eki alarak zarf haline gelenler de mevcuttur. Bu içerikte sizlerle paylaşılacak olan İngilizce sıklık zarfları ise aşağıdaki gibidir:

  1. Always (her zaman, daima)
  2. Usually(genellikle, çoğunlukla)
  3. Generally(genel olarak, çoğunlukla)
  4. Often(sık sık, çoğu kez)
  5. Sometimes(bazen, ara sıra)
  6. Occasionally(bazen, sık olmamakla)
  7. Seldom (nadiren, seyrek)
  8. Rarely(nadiren, ender olarak)
  9. Hardly(zorlukla, neredeyse hiç)
  10. Never(asla, hiç)

İngilizce Sıklık Zarfları Nelerdir?

İngilizce sıklık zarfları 10 adettir. Aşağıda İngilizce sıklık zarfları konu anlatımına erişebilir, her bir sıklık zarfını ayrıca öğrenebilirsiniz.

1. Always Anlamı ve İngilizce Cümle Örnekleri

İngilizce sıklık zarfları arasında en çok kullanılanlardan biri olan always, Türkçe olarak ‘‘her zaman, hep, daima’’ gibi anlamlara gelmektedir. İngilizce sıklık zarflarının cümledeki kullanım yerleri, cümlenin ana fiilinden önce, yardımcı fiillerden sonradır. Yani yardımcı fiillerde have, will, can, must gibi yapılardan önce kullanılan sıklık zarfları; to be fiilinde yani am, is, are, was, were ise sonradır. Soru cümlesi kurarken ise, İngilizce sıklık zarflarının yeri genellikle özneden sonra gelmektedir. Always için de bu durum birebir aynıdır.

Aşağıda verilen always ile İngilizce cümle örneklerini inceleyiniz:

Hepimiz İngilizce öğreniyoruz, problem unutma da.

İnter İngilizce: Kullandığı özel yöntemle kolayca kelime öğretiyor.

Ücretsiz İndirip Deneyin !

  • I always get up early.
    Ben her zaman erken kalkarım.
  • I always walk to work.
    Ben işe her zaman yürürüm.
  • You should always put on suncream when it’s very sunny.
    Çok güneşli olduğunda her zaman güneş kremi sürmelisin.
  • I am always late for work.
    İşe hep geç kalıyorum.
  • They always take the bus into town.
    Onlar her zaman otobüse binerler.
  • She can’t always wait for you.
    O, her zaman seni bekleyemez.
  • He’s always losing her phone.
    O, hep telefonunu kaybediyor.
  • I always remember to do my homework.
    Her zaman ödevimi yapmayı hatırlıyorum.
  • He always gets good marks in exams.
    O, her zaman sınavlardan iyi not alır.
  • We always study after class.
    Her zaman dersten sonra çalışırız.

2. Usually Anlamı ve İngilizce Cümle Örnekleri

Usually zarfı, Türkçe olarak ‘‘genellikle, çoğunlukla’’ gibi anlamlara gelmektedir. İngilizce sıklık zarflarının yeri tüm zarflarda aynı olup; cümledeki kullanımları cümlenin ana fiilinden önce, yardımcı fiillerden sonradır. Yani yardımcı fiillerde have, will, can, must gibi yapılardan önce kullanılan sıklık zarfları; to be fiilinde yani am, is, are, was, were ise sonradır. Soru cümlesi kurarken ise, İngilizce sıklık zarflarının yeri genellikle özneden sonra gelmektedir. Bu nedenle usually kullanımı da bu şekildedir.

Usually ile İngilizce cümle örneklerini inceleyiniz:

  • The symbol “X” usually stands for an unknown quantity in mathematics.
    “X” sembolü genellikle matematikte bilinmeyen miktarı temsil etmektedir.
  • Once the work is done, usually around half past five, I come home to have dinner.
    İş yapılır yapılmaz, genellikle beş buçuk civarında, akşam yemeği yemek için eve gelirim.
  • Things usually take longer than you expect.
    İşler genellikle beklediğinden daha uzun sürer.
  • People don’t usually swim around here. The water’s not too clean.
    İnsanlar buralarda genellikle yüzmezler. Su çok temiz değil.
  • People usually become famous at the cost of their privacy.
    İnsanlar genellikle kendi mahremiyetleri pahasına ünlü olurlar.
  • İrem, what do you usually eat for breakfast?
    İrem, genellikle kahvaltı için ne yersin?
  • What do Turkish usually eat for lunch?
    Türkler öğle yemeğinde genelde ne yer?
  • What do you usually wear to work?
    Çalışmak için genellikle ne giyersiniz?
  • Children usually have faith in their parents.
    Çocukların genellikle ailelerine inancı vardır.

3. Generally Anlamı ve İngilizce Cümle Örnekleri

İngilizce sıklık zarfları arasında yer alan generally, Türkçe olarak ‘‘genel olarak, çoğunlukla’’ gibi anlamlara gelmektedir. İngilizce sıklık zarflarının tamamının cümledeki kullanım yerleri, cümlenin ana fiilinden önce, yardımcı fiillerden sonradır. Yani yardımcı fiillerde have, will, can, must gibi yapılardan önce kullanılan sıklık zarfları; to be fiilinde yani am, is, are, was, were ise sonradır. Soru cümlesi kurarken ise, İngilizce sıklık zarflarının yeri genellikle özneden sonra gelmektedir. Generally için de bu durum birebir aynıdır.

Generally ile İngilizce cümle örneklerini inceleyiniz:

  • We generally drink tea after a meal.
    Biz yemekten sonra, genellikle çay içeriz.
  • Prepositions generally cause problems for foreign language students.
    Edatlar yabancı dil öğrencileri için genellikle sorunlara neden olurlar.
  • The weather in Antalya is generally moderate.
    Antalya’daki hava genellikle ılımlıdır.
  • Generally speaking, men can run faster than women can.
    Genel olarak, erkekler kadınlardan daha hızlı koşabilirler.
  • I generally walk to school.
    Ben genellikle okula yürürüm.
  • I generally agree with her.
    Ben genellikle ona katılıyorum.
  • Asians generally have black hair.
    Asyalılar genellikle siyah saça sahiptir.
  • I generally have lunch there.
    Ben öğle yemeğini genellikle orada yerim.
  • Generally speaking, women live longer than men by almost ten years.
    Genel olarak, kadınlar erkeklerden yaklaşık on yıl daha uzun yaşarlar.
  • Generally speaking, history repeats itself.
    Genel anlamda, tarih kendini tekrar eder.

4. Often Anlamı ve İngilizce Cümle Örnekleri

İngilizce sıklık zarfları arasında yer alan often, Türkçe olarak ‘‘sık sık’’ gibi bir anlama denktir. İngilizce sıklık zarflarının yeri tüm zarflarda aynı olduğunu daha önce belirtmiştik. Kısacası often zarfının cümledeki yeri de cümledeki kullanımları cümlenin ana fiilinden önce, yardımcı fiillerden sonradır. Yani yardımcı fiillerde have, will, can, must gibi yapılardan önce kullanılan sıklık zarfları; to be fiilinde yani am, is, are, was, were ise sonradır. Soru cümlesi kurarken ise, İngilizce sıklık zarflarının yeri genellikle özneden sonra gelmektedir. Bu duruma often da dahildir.

Often ile İngilizce cümle örneklerini inceleyiniz:

  • They often arrive late.
    Onlar genellikle geç gelirler.
  • My father often forgets his birthday.
    Babam sık sık doğum gününü unutur.
  • He often wakes up early.
    O, sık sık erken kalkar.
  • I often drink tea in the morning.
    Ben sabahları sıklıkla çay içerim.
  • She can often beat me in a race.
    Beni bir yarışta sık sık yenebilir.
  • I often read book in bed at night.
    Genellikle geceleri yatakta kitap okurum.
  • They often study English.
    Genellikle İngilizce öğrenirler.
  • People often make illogical decisions.
    İnsanlar genellikle mantıksız kararlar verirler.
  • Faruk is often ill.
    Faruk sıklıkla hastadır.

5. Sometimes Anlamı ve İngilizce Cümle Örnekleri

Sometimes, Türkçe olarak ‘‘bazen, ara sıra’’ gibi anlamlardadır. İngilizce sıklık zarflarının tamamının cümledeki kullanım yerleri, cümlenin ana fiilinden önce, yardımcı fiillerden sonradır. Yani yardımcı fiillerde have, will, can, must gibi yapılardan önce kullanılan sıklık zarfları; to be fiilinde yani am, is, are, was, were ise sonradır. Soru cümlesi kurarken ise, İngilizce sıklık zarflarının yeri genellikle özneden sonra gelmektedir. Sometimes için de bu durum birebir aynıdır.

Sometimes ile İngilizce cümle örneklerini inceleyiniz:

  • “Don’t be so serious!” “I think that sometimes one needs to be serious.”
    “O kadar da ciddi olma!” “Sanıyorum bazen birinin ciddi olması gerekir.”
  • He sometimes goes to Tokyo on business.
    İş için bazen Tokyo’ya gider.
  • Sometimes I walk to work, and sometimes I ride my bike, because I live very close to work.
    İşe bazen yürüyerek bazen de bisikletle gidiyorum zira yaşadığım yer işime çok yakın.
  • Impossible things sometimes happen.
    İmkansız şeyler bazen olur.
  • Your English is grammatically correct, but sometimes what you say just doesn’t sound like what a native speaker would say.
    İngilizcen dilbilgisi bakımından doğru fakat bazen söylediğin tam olarak bir yerlinin söylediğine benzemiyor.
  • People sometimes compare death to sleep.
    İnsanlar bazen ölümle uykuyu karşılaştırır.
  • People are sometimes tempted to eat more than they should.
    İnsanlar bazen yemeleri gerekenden daha fazla yemek isterler.
  • Children are sometimes afraid of the dark.
    Çocuklar bazen karanlıktan korkarlar.
  • Our teacher sometimes speaks too fast.
    Öğretmenimiz bazen çok hızlı konuşur.

6. Occasionally Anlamı ve İngilizce Cümle Örnekleri

İngilizce sıklık zarfları arasında olan occasionally, Türkçe olarak ‘‘bazen, sık olmamakla’’ gibi anlamlara gelmektedir. İngilizce sıklık zarflarının cümledeki kullanım yerleri, cümlenin ana fiilinden önce, yardımcı fiillerden sonradır. Yani yardımcı fiillerde have, will, can, must gibi yapılardan önce kullanılan sıklık zarfları; to be fiilinde yani am, is, are, was, were ise sonradır. Soru cümlesi kurarken ise, İngilizce sıklık zarflarının yeri genellikle özneden sonra gelmektedir. Occasionally için de bu durum birebir aynıdır.

Aşağıda verilen occasionally ile ilgili cümle örneklerini inceleyiniz:

  • Teachers should occasionally let their students blow off some steam.
    Öğretmenler bazen öğrencilerinin stres atmasına izin vermeliler.
  • Even now, I occasionally think I’d like to see you. Not the you that you are today, but the you I remember from the past.
    Şimdi bile, ara sıra seni görmek istediğimi düşünüyorum. Fakat bugünkü seni değil geçmişten hatırladığım seni.
  • They visited me occasionally.
    Onlar beni ara sıra ziyaret ettiler.
  • We occasionally try to call her.
    Ara sıra onu aramaya çalışıyoruz.
  • A seven-sided polygon is typically called a heptagon, but is occasionally referred to as a septagon.
    Yedi kenarlı çokgen tipik olarak yedagon olarak adlandırılır, ancak bazen septagon olarak da anılır.
  • Although I broke test tubes and played about with chemicals for fun, I did occasionally manage to obey the teacher’s instructions.
    Test tüplerini kırıp eğlenmek için kimyasallarla oynamama rağmen, zaman zaman öğretmenin talimatlarına uymayı başardım.
  • He occasionally reads detective novels.
    O, ara sıra polisiye romanlar okur.
  • Her husband occasionally pauses mid-sentence, and then simply leaves.
    Onun kocası, ara sıra cümlenin ortasında durur ve sonra basitçe bırakır.
  • I occasionally like to stop thinking about my past and relax.
    Ara sıra geçmişimi düşünmeyi bırakıp rahatlamayı seviyorum.
  • I occasionally meet him at the club.
    Onunla ara sıra kulüpte buluşuyorum.
  • I occasionally worry myself to death about worthless nonsense.
    Ara sıra değersiz saçmalıklar konusunda kendimi ölesiye endişelendiriyorum.

7. Seldom Anlamı ve İngilizce Cümle Örnekleri

Seldom, Türkçe olarak ‘‘nadiren, seyrek, belki de hiç’’ gibi anlamlara gelmektedir. İngilizce sıklık zarflarının tamamının cümledeki kullanım yerleri, cümlenin ana fiilinden önce, yardımcı fiillerden sonradır. Yani yardımcı fiillerde have, will, can, must gibi yapılardan önce kullanılan sıklık zarfları; to be fiilinde yani am, is, are, was, were ise sonradır. Soru cümlesi kurarken ise, İngilizce sıklık zarflarının yeri genellikle özneden sonra gelmektedir. Seldom için de bu durum birebir aynıdır.

Seldom ile ilgili İngilizce cümle örnekleri aşağıdaki gibidir:

  • Our teacher seldom laughs.
    Öğretmenimiz nadiren güler.
  • My mother seldom watches TV at night.
    Annem gece nadiren televizyon izler.
  • It seldom snows in this part of the country.
    Ülkenin bu kısmında nadiren kar yağar.
  • My grandmother used to go out for a walk almost every day, but now she seldom, if ever, goes out.
    Büyükannem hemen hemen her gün bir yürüyüş için dışarı çıkardı fakat şimdi o seyrek dışarı çıkar.
  • My father seldom smokes.
    Babam nadiren sigara içer.
  • I seldom eat dairy products.
    Ben nadiren süt ürünleri tüketirim.
  • I seldom see him.
    Ben onu nadiren görürüm.
  • Batu is seldom ever on time.
    Batu nadiren zamanında gelir.
  • We seldom have snow here.
    Biz burada nadiren kar görürüz.
  • Their dog seldom bites.
    Onların köpeği nadiren ısırır.

8. Rarely Anlamı ve İngilizce Cümle Örnekleri

İngilizce sıklık zarfları arasında olan rarely, Türkçe olarak ‘‘nadiren, seyrek, ender olarak’’ gibi anlamlara gelmektedir. İngilizce sıklık zarflarının cümledeki kullanım yerleri, cümlenin ana fiilinden önce, yardımcı fiillerden sonradır. Yani yardımcı fiillerde have, will, can, must gibi yapılardan önce kullanılan sıklık zarfları; to be fiilinde yani am, is, are, was, were ise sonradır. Soru cümlesi kurarken ise, İngilizce sıklık zarflarının yeri genellikle özneden sonra gelmektedir. Rarely için de bu durum birebir aynıdır.

Aşağıda verilen rarely ile ilgili cümle örneklerini inceleyiniz:

  • When writing English, she rarely makes a mistake.
    İngilizce yazarken, nadiren hata yapar.
  • My father rarely, if ever, goes out on Sundays.
    Babam nadiren, kırk yılda bir, Pazar günleri dışarı çıkar.
  • Your father rarely goes to extremes.
    Baban nadiren aşırıya kaçar.
  • I used to go fishing quite often, but now I rarely go.
    Balık tutmaya oldukça sık giderdim ama şimdi nadiren gidiyorum.
  • I rarely catch a cold.
    Ben nadiren soğuk algınlığı olurum.
  • I rarely saw him at school.
    Ben okulda onu nadiren gördüm.
  • We rarely come across big names.
    Biz büyük isimlere nadiren rastlarız.
  • It rarely snows in this area.
    Bu alanda nadiren kar yağar.
  • These structures would rarely, if ever, occur in spoken English.
    Bu yapılar nadiren, kırk yılda bir, konuşma İngilizcesinde olurlar.
  • The mandatory character of schooling is rarely analyzed in the multitude of works dedicated to the study of the various ways to develop within children the desire to learn.
    Eğitimin zorunlu karakteri çocukların içinde öğrenme arzusu geliştirmek için çeşitli şekillerde çalışmaya adanmış işlerin çokluğunda nadiren analiz edilir.

9. Hardly Ever Anlamı ve İngilizce Cümle Örnekleri

Hardly ever, Türkçe olarak ‘‘hemen hemen, neredeyse hiç’’ gibi anlamlara gelmektedir. İngilizce sıklık zarflarının tamamının cümledeki kullanım yerleri, cümlenin ana fiilinden önce, yardımcı fiillerden sonradır. Yani yardımcı fiillerde have, will, can, must gibi yapılardan önce kullanılan sıklık zarfları; to be fiilinde yani am, is, are, was, were ise sonradır. Soru cümlesi kurarken ise, İngilizce sıklık zarflarının yeri genellikle özneden sonra gelmektedir. Hardly ever için de bu durum birebir aynıdır.

Hardly ever ile ilgili İngilizce cümle örnekleri aşağıdaki gibidir:

  • Tarık hardly ever studies after 10:00 p.m.
    10:00 sonra Tarık hemen hemen hiç çalışmaz.
  • You’re hardly ever here anymore.
    Artık neredeyse hiç burada değilsin.
  • I hardly ever speak French anymore.
    Artık neredeyse hiç Fransızca konuşmuyorum.
  • I hardly ever watch TV anymore.
    Artık neredeyse hiç TV izlemiyorum.
  • You hardly ever write poem.
    Artık neredeyse hiç şiir yazmıyorsun.
  • He hardly ever opens a book.
    O, neredeyse hiç kitap açmaz.
  • I hardly ever go out.
    Neredeyse hiç dışarı çıkmam.
  • She hardly ever asks questions.
    Neredeyse hiç soru sormaz.
  • Kaan hardly ever celebrates her birthday.
    Kaan neredeyse doğum gününü hiç kutlamaz.

10. Never Anlamı ve İngilizce Cümle Örnekleri

En çok kullanılanlardan İngilizce sıklık zarflarından biri olan never, Türkçe olarak ‘‘asla, hiç’’ gibi anlamlara gelmektedir. İngilizce sıklık zarflarının cümledeki kullanım yerleri, cümlenin ana fiilinden önce, yardımcı fiillerden sonradır. Yani yardımcı fiillerde have, will, can, must gibi yapılardan önce kullanılan sıklık zarfları; to be fiilinde yani am, is, are, was, were ise sonradır. Soru cümlesi kurarken ise, İngilizce sıklık zarflarının yeri genellikle özneden sonra gelmektedir. Never için de bu durum aynıdır.

Aşağıda verilen never ile İngilizce cümle örneklerini inceleyiniz:

  • Vegetarians never eat meat.
    Vejetaryanlar asla et yemez.
  • I never drink alcohol.
    Ben asla alkol içmem.
  • They never swim in the pool.
    Onlar asla havuzda yüzmez.
  • I have never thought about it before.
    Bunu daha önce hiç düşünmemiştim.
  • They had never been anywhere else overnight together.
    Gece boyunca birlikte başka hiçbir yerde bulunmamışlardı.
  • I never saw such small birds before.
    Daha önce hiç bu kadar küçük kuşlar görmemiştim.
  • He might never say anything to Mert about it, but Mert would know in other ways how he felt.
    Bu konuda asla Mert’e bir şey söylemeyebilir ama Mert başka yollardan nasıl hissettiğini bilirdi.
  • I have never heard him.
    Onu hiç duymadım.
  • Still, as a child she had never thought about it.
    Yine de çocukken bunu hiç düşünmemişti.

İngilizce Sıklık Zarfları ile Soru Cümleleri

İngilizcede sıklık zarfları ile soru cümleleri kurmak için diğer tüm soru kalıplarını da kullanabileceğiniz gibi ‘how often’ kalıbı da direkt sıklık ile ilgili bir cevap almak amacı ile İngilizcede yaygın olarak yer almaktadır.

  • How often do you go to the library?
    Ne sıklıkla kütüphaneye gidersin?
    I rarely go to the library.
    Kütüphaneye nadiren giderim.
  • How often does he eat vegetables?
    O ne sıklıkla sebze yer?
    He always has eats vegetables every Wednesday.
    O her çarşamba günü daima sebze yer.

Yukarıda da belirtildiği gibi İngilizce sıklık zarfı soruları için ‘how often’ kalıbı dışında, istenilen tüm soru tipleri de kullanılmaktadır.

  • Does Kerim usually go to school by bus?
    Kerim genelde okula otobüsle mi gider?
  • Do they generally go to church on Sundays?
    Kiliseye genellikle pazar günleri mi giderler?
  • Do they often send you a gift for your birthdays?
    Sana doğum günlerin için sık sık mı hediye gönderirler?
  • Does Büşra always behave this rude to people?
    Büşra insanlara her zaman böyle kaba mı davranır?
  • Does he sometimes shout at you?
    O sana bazen bağırıyor mu?

Konuyu tamamladın, şimdi kelime öğrenmeye ne dersin?

İnter İngilizce: Kullandığı özel yöntemle kolayca kelime öğretiyor.

Ücretsiz İndirip Deneyin !

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×
İnter İngilizce Learn English Words

View