İngilizce Muhasebe Terimleri ve Sözcükleri

İngilizce Muhasebe Terimleri ve Sözcükleri

İngilizce Muhasebe Terimleri genelde bu iş ile ilgilenenler için bir makale başlığı gibi görünebilir fakat, sadece muhasebe işi ile uğraşanlar değil herkes bu terimleri öğrenebilir. Bunun nedeni ise eğer muhasebe işi ile uğraşmıyor olsanız bile yaptığınız işe göre para hesabınızı yaparken ya da bir banka ile birlikte çalışırken sık sık duyabileceğiniz terimler için kendinizi hazırlamaktır.

Muhasebeciler, bankacılar ve finansal işlerde çalışanlar bu terimleri çok iyi bilmelidir. İş İngilizcesi için gerekli bir konu olan muhasebe terimlerini öğrenmek için aşağıda verdiğimiz terimleri ve örnek cümleleri inceleyerek çalışabilirsiniz.

İngilizce Muhasebe Terimleri ile Örnek Cümleler

  • I have money in my bank account. Banka hesabımda param var.
  • The last year’s profit didn’t counterbalance with our expectations. Geçen senenin kârı beklentimizi karşılamamıştı.
  • The business’s expense is so high that they nearly have a profit from it. İşletmenin gideri o kadar fazla ki çok az bir kârları var.
  • The expense is any cost that your company has spent. Gider, işetmenizin harcadığı herhangi bir maliyete denir.
  • She has some savings from the last years profit in her account. Hesabında geçen senenin kârından kalan bazı birikimler var.
  • Your savings is in your account and I didn’t touch it. Birikimlerin senin hesabında ve ben ona dokunmadım.
  • You need to ger your credit card for the payment. Ödeme için kredi kartını getirmen gerekiyor.
  • Your advance had been paid. Avansın sana ödenmişti.
  • Your agency’s account is in our bank. Senin acentanın esabı bizim bankamızda.
  • The capital gain of your company is higher than the last year. Şirketinizin sermaye kazancı geçen senekinden yüksek.

İngilizce Invoice ile Örnek Cümleler

İngilizce muhasebe terimleri konusunda çok fazla kullanacağınız “invoice” kelimesi aslında yine İngilizcede “bill” kelimesinin eş anlamlısıdır. Türkçesi ise “fatura” olarak kullanılır.

Kelimenin anlamını pekiştirmek için aşağıdaki örnek cümleler ile pratik yapabilirsiniz;

  • I am going to send you the invoice by fax to your office. Faturayı sizin ofisinize fax ile yollayacağım.
  • The invoice of your purchase is attached to this email. Satın alma işleminizin faturası bu email’e eklenmiştir.
  • All the expenses and the invoices of the company can be found in this folder. Şirketin tüm giderleri ve faturaları bu dosyada bulunabilir.
  • We couldn’t send you the invoice because we couldn’t find any purchase from your company in our records. Size faturayı gönderemedik çünkü kayıtlarımızda sizin şirketinize ait hiçbir satın alma işlemi bulamadık.
  • Your invoice’s payment date has been delayed. Faturanızın ödeme tarihi geçmiş.
  • We invoiced you 250.00 TL. Faturanız 250.000 TL’dir.
  • I told my father to pay the invoices of our house when he is in the city. Babama şehirdeyken evimizin faturalarını ödemesini söyledim.
  • The company must be issuing their invoices in order to calculate their trade. Şirket ticaret işlemlerini hesaplayabilmek için faturalarını düzenlemelidir.

İngilizce Account Record ile Örnek Cümleler

İngilizce muhasebe sözcükleri arasında yine çok fazla kullanılan bir ifade olan “Account Record” Türkçe’de “Muhasebe kaydı” anlamına gelmektedir.

Bu kelimenin anlamını ve cümle içinde kullanımını pekiştirmek için aşağıdaki cümleleri inceleyebilirsiniz;

  • The account records of this company can be found in this section of the folder. Bu şirketin muhasebe kayıtları dosyanın bu kısmında bulunabilir.
  • The account record shows that the company spent 100.00 TL in this month. Muhasebe kaydı gösteriyor ki şirket bu ay 100.00 TL harcamış.
  • We can check the account records to see the stability of the company. Şirketin dengelerini incelemek için muhasebe kayıtlarını kontrol edebiliriz.
  • My father constantly checking my account records to see if I made a mistake or not. Babam bir hata yapıp yapmadığımı görmek için sürekli muhasebe kayıtlarını kontrol ediyor.
  • We fired our accountant last month because he did some mistakes in the company’s account records. Geçen ay muhasebecimizi kovduk çünkü muhasebe kayıtlarında bazı hatalar yapmış.

İngilizce Accrued Liabilities ile Örnek Cümleler

İngilizce muhasebe terimleri arasında çok fazla kullanılan bir başka tanım ise “Accrued Liabilities”dir ve Türkçe anlamı ise “Borç Tahakkukları” olarak kullanılmaktadır.

Aşağıda vereceğimiz çok kapsamlı muhasebe terimlerinden yararlanarak örnek cümleler kurabilirsiniz.

İngilizcede En Çok Kullanılan Muhasebe Terimleri

İngilizce Terimİngilizce TanımıTürkçe Tanımı
AccountAn arrangement with a bank to keep your moneyHesap
Accounts Payable (AP)All of the expenses that a business has incurred but has not yet paid.İşletmenin yapmış olduğu fakat daha ödenmemiş tüm harcamalar
Accrued ExpenseAn expense that been incurred but hasn’t been paidTahakkuk etmiş fakat ödenmemiş gider
AllocationThe procedure of assigning funds to various accounts or periodsTahsis etme anlamı vardır; çeşitli hesaplara ya da ödemelere fon tahsis etme, dağıtma
AcquireeSomeone or some company that acquire something to otherEdindiren
AcquirerSomeone or some company that gets somethingEdinen
AdvanceA payment given to someone before work has been completedAvans
AggregateA total of something or some calculatingToplam
AgencyThe bounded companyAcenta
AllowanceMoney that you are given regularly, especially to pay for a particular thingÖdenek
Amortisation methodThe process of reducing a cost or total in regular small amounts and its methodAmortisman yöntemi (itfa yöntemi)
Amortised costThe process of reducing a cost or total in regular small amounts and its costİtfa edilmiş maliyet
AnnuitantSomeone who receives a fixed amount of money paid to someone every yearYıllık sigortalı
AppendixA separate part that is includedEk
BalanceEqual or stable accountsDenge
Bank account  An account where the money isBanka Hesabı
Bank overdraftAn amount of money that a customer with a bank account is temporarily allowed to owe to the bankBorçlu cari hesap
BankruptcyA situation in which a business or a person becomes bankruptİflas
Balance Sheet (BS)Report of the company’s assetsŞirketin varlıklarını ve yükümlülüklerini gösteren rapor
Book Value (BV)The original value of an assetDefter değeri
Cash FlowTerm that describes the inflow and outflow of cash in a businessNakit girişini ve çıkışını tanımlayan terimdir
CapA limit on the amount of money that can be charged or spent in connection with a particular activityFaiz tavanı
CapitalMoney used for producing more wealth or for starting a new businessSermaye
Capital gainThe gain of the money when you use before starting a new businessSermaye kazancı
Cost of Goods SoldThe expenses that directly relate to the creation of a product or serviceSatılan malların maliyeti
CreditA credit is an increase in a liability or equity accountKredi
Credit insurance contractYour account’s insuranceKredi sigorta poliçesi
Currency riskThe risk of the the money that is used in a particular country at a particular timeDöviz riski
Current costThe cost of the businessCari maliyet
CommodityA substance or product that can be tradedTicari mal
DebitA record of money taken; increase in an asset or expense account, or a decrease in a liability or equity accountBorç; bir varlık veya gider hesabındaki bir artış veya bir borç ya da öz kaynak hesabındaki bir azalmadır
DepreciationTerm that accounts for the loss of value in an asset over timeBir varlığın zaman içindeki değer kaybını hesaba katan terimdir
Debt securitiesSecurities and contracts of your debtBorçlanma senetleri
Deemed costThe considered cost of some trade commodity or actionTahmin edilen maliyet
DiscountingThe arrangement in which a bank lends a company a sum of money that is a percentage of the amount the company is owedİskonto etme
DiversificationMethod of reducing riskRisk azaltma yöntemi
EarningsA company’s profits in a particular periodKazançlar
Earnings contingencyA company’s profits that depends on some situationsKoşula bağlı kazançlar
EquityIt denotes the value left over after liabilities have been removedÖzkaynaklar borçlar kaldırıldıktan sonra kalan değerleri ifade eder
ExpenseAny cost of the company’sİşletmenin herhangi bir maliyeti
EnterpriseA person who attempts to make a profit by starting a company or the company itselfGirişim ya da işletme
Exchange differenceThe process of changing one currency for another and its differenceKur farkı
ExpenditureAny expenseHarcama
Fixed CostThe one that does not change with the volume of salesSatış hacmiyle değişmeyen maliyet
Financial assetFinancial valuable belongingFinansal varlık
FeesAn amount of money paid for a particular piece of work in a particular amount of timeAidat, ücret
Fair valueA fair way of calculating the assets of a business based on its tradeBir şeyin uygun değeri
FundingMoney that is attached for a particular purposeFonlama, kaynak yaratma
Gross marginPercentage calculated by taking gross profit and dividing by revenue for the same periodBrüt satış karı
Gross profitIndicates the profitability of a company without taking overhead expenses into accountBrüt kar
ImpairmentA situation in which the value of an asset is recorded as being greater than the amount of money that it could be sold forDeğer düşüklüğü
Import dutiesThe taxes of the products from another countryİthalat vergileri
InterestA money that is charged by a bank for taking moneyFaiz
Insurance liabilityInsurance debtSigorta borcu
InvestmentThe act of putting money or effort into something to make a profitYatırım
InventoryThe word that classify the assets of the company which remain unsoldBir şirketin satılamayan varlıkları
Journal EntryIt shows how updates and changes are made to a company’s foldersBir şirketin dosyalarında değişiklik yapması
LiabilityAll debts that a company has yet to payBir şirketin ödemesi gereken tüm borçları
LiquidityA term referencing how quickly something can be converted into cashBir şeyin ne kadar çabuk paraya çevrileceğini ifade eden bir terim; likidite
LeaseA legal agreement in which you pay money in order to use a building, piece of land etc.Kiralama
LoanCredit debitKredi borcu
Losses Zararlar
Long- term investmentAn investment which will be show its profit after a particular time periodUzun vadeli yatırım
Market valueMarket pricePiyasa değeri
MaterialThe term that refers whether information influences decisionsBilgilerin kararları etkileyip etkilemediğini ifade eden terim
Net incomeAmount of money that is earned in profitsNet gelir
Net MarginThe percent amount that illustrates the profit of a company in relation to its revenueBir şirketin geliri ile karını gösteren yüzde
Offer priceA cost that has been offeredTeklif fiyatı
Paid in capitalA fund that has been paid beforehandÖdenmiş sermaye
ProfitMoney earned from the product which business earns above its priceKar
ProvisionAn amount of money that is kept in case of a possible future lossKarşılık   
Purchase priceThe amount of money that is paid for somethingSatın alma fiyatı
PayrollAn Account that shows payments to employee salariesÇalışanların maaşlarını gösteren hesap
ReceivablesOwed money which has not been paid yetAlacaklar
RecoverabilitySomething that can be gained againGeri kazanılabilirlik
Retail methodMethod of selling goods to publicPerakende yöntemi
RevenueAny money earned by the businessHasılat, gelir
SaleExchanging something for moneySatış
TaxMoney that is paid to the government based on your income in exchange to the services you’ve been usedVergi
WarrantyA written promise from a company to repair or replace a product that develops a fault within a particular period of timeGaranti
Variable CostCosts that can be change with the volume of salesDeğişebilen maliyet
VenturerA risky activity partner in businessOrtak girişimci

İngilizcede Ön Muhasebe Ne Demektir

Bildiğimiz üzere İngilizcede “muhasebe”, “accounting” olarak kullanılmaktaydı. “Ön muhasebe” ise “pre-accounting” ya da “pre-accountancy” olarak kullanılır.

Ön muhasebenin işi girdileri ve çıktıları kayıt etmek olduğu için aynı zamanda “bookkeeping” olarak da adlandırılabilir.

İngilizce Tek Düzen Hesap Planı Ne Demektir?

Muhasebede kullanılan “Tek Düzen Hesap Planı”, hesap isimleri be hesap kodlarından oluşur. Bunun İngilizcesi ise “The Uniform Chart of Accounts” olarak kullanılır.

İngilizce Muhasebeci Meslek Tanıtımı

Accountants are the ones who assist companies, individuals and businesses by reporting their financial matters and calculating their finances. Their job includes advising the client about conditions of their businesses profits, investments and cash flow etc. Businesses need accountants to articulate their financial situations in order to make their moves in a particular way while trading. Accountants use special software programmes to analyze financial information and arrange them to come up with a financial report to offer the business or the individual. They are being responsible for all the financial contracts because they know liabilities, profits and losses, and the capital of the business.

Şirketlerin ve kişilerin finansal durumlarıyla ilgilenip bunları hesaplayan kişilere muhasebeci denir. Müşterilerini işyerlerinin karları, yatırımları ve para giriş çıkışı gibi durumları hakkında bilgilendirip öneri sunmak görevlerinden biridir. İşletmeler finansal durumları öğrenebilmek ve ticaret yaparken buna göre hareket edebilmek için muhasebeciye ihtiyaç duyarlar. Muhasebeciler özer software programları kullanarak finansal bilgileri analiz ederler ve işletmeye sunmak için rapor hazırlarlar. İşletmenin tüm finansal kontratlarından sorumludurlar çünkü işletmenin borçlarını, kazançlarını ve kayıplarını aynı zamanda da sermayesini bilirler.

Diğer İngilizce meslek tanıtımları için sitemizi inceleyebilirsiniz.

İngilizce Muhasebe Terimleri PDF

En çok kullanılan muhasebe terimlerine pdf şeklinde ulaşmak isterseniz aşağıya eklediğimiz pdf’i indirebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir